top of page

114 Yıl, 2 Gün.

  • 23 May 2024
  • 1 dakikada okunur

Yemyeşil çimlerde duran beyaz elbiseli bir kadın. Pek çok hikayede yer edinecek fakat bir rüya olduğunu da asla inkar etmeyecekti. İlk bakışlarım sezgiseldi, onun saçları dalgalanıyordu fakat ben yüzümdeki rüzgarı hissetmiyordum. Etrafa bakıyordu fakat bir şeyler görmeye çalışmıyordu. Beni farkında bile olmaması belki de onu büyülü kılıyordu. Güneş epey büyük, saatler akıyordu. Sık zaman döner ekmek yiyeceğimiz bir esnaf vardı, onu gördüğüm yerin on beş metre gerisinde. Rüya ise beş yüz kilometre uzaktan geliyordu. Uyandığımda izinden gitmek istedim, pek çok kez döner yedim. Bazen tost yiyordum, kaşar üzerinde eriyordu. Isırdığımda o tost ekmeğini kaşar kopmak bilmiyordu. Çok etkiliyordu beni kaşarın azmi. Onu gördüğüm zaman bıyıklarım yoktu, küçük bir çocuktum belki, belki de o sabah tıraş olmuştum da hatırlamıyordum. Onu bir daha beyaz elbisesinde görmedim, öyle bir elbise de yoktu. Onu gördüğüm gün ikimiz de kuşlardan bihaberdik. Kimsenin de kendini bulduğu yoktu. Onu gördüğüm gün üzerinden çok zaman geçti, bazen rüyalar da unutulurdu. Bu mayıs onu gördüğüm günü unutmuş, uykusuzluk çekmiştim. Ama tüm bunlardan önemli bir husus vardı, onu gördüğüm gün Dali doğalı 114 yıl 2 gün olmuştu.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
dımık dımık

demlenirlen kahve içsem ben bi kahve kâh ve kâh ile dımık dımık demlenir kahve hayat da böyle değil midir dımık dımık

 
 
 
döngü

bir gün geldiğinde başaramazsan rüzgara karşı koşmayı dalgalarda yüzmeyi ya da unutmayı sal kendini rüzgar balığı o gün geldiğinde takip edeceksin dünyayı ve yine başa dönecek aşk kırk dört liraya ald

 
 
 
gezegen

portakal dadaistiğin temel taşıdır aşk pancar söğütlüçeşme minibüs çikolatalı kruvasan ıslık füüüp füppürüpüp bıyığında ne var gazete vay açık kafa ulan alerji hapı

 
 
 

Yorumlar


© 2023, UMUT ŞEN 

bottom of page