top of page

Sen Gala Değilsin!

Pek çok karanlığın ışığa hapsedildiği portakallı çinli adam şapkası akşamında sallanan ruh ve çok iyi dizilmiş ahşapları çeken bir dev uğruna yaşanan mutsuzlukumsuda ceylan edasıyla bir rüya yahut bir anının verdiği huzursuzluğun aslında huzur olduğunu fark ettiğimde arkadaki amca da bülbüllerden bahsedip bir şarkı bahşediyordu ki bahsi geçen ceylan yahut ironik bir biçimde rüya unsuru bir peri şarkıyla tam bütünleşmemiş olmasına rağmen nüksettiği zihnimin kuytu bir yerinde bütün ışıkları üzerine çekmiş diğer bütün düşünceleri ve rüyaları gölgede bırakma eğiliminde olduğunu bangır bangır hissettirmişti. İşte o akşam yani bu akşam bir şeyleri anlamlandıramamam pek de iyi anlamama sebep oldu fakat tüm bu olanların bir bakış şarkısı olma ihtimalinden kaçınarak çok da üstelemediğimden çünkü hayvanlar aleminde pek güzel hayvan olduğu ironik olmayan bir şekilde kanıtlanmıştır ki hâlâ buralarda birkaç satırıma göz gezdirmeye tenezzül etmeyen bir bakışın bende yerinin bu denli yoğun oluşunun sebebinin o olmadığının apaçık ortada olduğunu fark etmemle beraber biraz daha rahatlamış ve ondan uzaklaşmaya dâhi ihtiyaç duymadan sakince birkaç satır okuyabilecek kendi Gala’mı bulma yolunda elde var sıfır fakat düşüncede çok hayalperest adımlar atmıştım. Tüm bu iç dökmesel yapıyı sunarken acaba bir rüya mıydı ve bazı hisler nasıl bu kadar içeri yapışıp kalmıştı tıpkı saçıma ya da saçına yapışan bir sakız gibi fikri aklımı kurcalamayı bırakmıyordu ki ben de akışına bırakıp bu rahatsızlığı huzura tekrar çevirmeye başlamıştım. Karmelatalı ahbabım bir çok da arkadaşıyla dillerimizde hatırlanan o dostla bir zamanlar oynamak isteyip oynayanadığımız oyunun ismini ufak bir kelime oyunuyla değiştirince benim hatunla olan çıkmazı ki benim hatun demek ne de aptalca kalıyor fakat da da da da sıkıldım metaforlardan derken işte o cümle ki çok iyi okların işaretinde, Sen Gala Değilsin!

Son Yazılar

Hepsini Gör

bir gece ağaçlı yolda

Sisti Bir sisti sadece Sana olan hislerim Öpmek lazım gün doğmadan Oyuncak bebekleri Araba farı vuracak Yüzüne güneş gibi Ormandan bir köpek sesi Korkma, yanındayım Hep de olacağım.

Sen Gala’sın

Salvador yokuşunda puslu bir sahilde Halikarnas’la kıyaslanamayacak bir amatörlükle yazıyordum. Kumsalın tozları tuzlu damlalar hâlinde akarken defterime, bu satırları rüzgarın mürekkebiyle buluşturdu

Arıza

Sete birkaç gün ara verildi ya da ben kaçtım, öyle bir şeyler. İstanbul yoruyor sık zaman. Kaçasım gelmez hep ama kaçmıştım bu sefer, ya da yeltenmiştim. Keşan yolundayım, otobüs bozuldu ve şoför abi

Comments


bottom of page