top of page

Arıza

  • 17 Haz 2024
  • 1 dakikada okunur

Sete birkaç gün ara verildi ya da ben kaçtım, öyle bir şeyler. İstanbul yoruyor sık zaman. Kaçasım gelmez hep ama kaçmıştım bu sefer, ya da yeltenmiştim. Keşan yolundayım, otobüs bozuldu ve şoför abi Dali’ye benzemiyor. Benzese eğer göz yumabilirim yakıcı bu sıcakta yolun kenarında beklemeye. Fakat benzemiyor. Sadece sürüyor yani, real durmuyor. Tabii o da telaşlı. Sormak istemiyorum ne yapacağız, ne zaman gideceğiz diye. Neden sorayım ki, sanki bir şey değişecekmiş gibi. Etrafta birbiriyle koşuşturan çocuklar, yandaki benzinliye yürüyüp dondurma almış teyzeler, telefonla konuşan güzel kız ve çokça sigara içen insan var. Bir de ustalar olsa…derken iki usta geliverdi uçsuz bucaksız tarlalı yoldan. Kurtar bizi usta, iki gün tatilimi zehir etmesin bu yol. Bir de ufak köpek var, onun keyfi pek yerinde. Hepimizden çok yerlisi bu yolun, belli. Sıra sıra seviyor insanlar onu. Çok sevilesi gerçekten, şapşal bir yüz ifadesi var, bana ilkokuldaki bir arkadaşımı anımsattı. Bozulan otobüsle tek tük hatırladığım anılara dalmış oldum ben de böylede. Düşünmekten başka ne gelir elimden? Yazmak… Yazmak tabii, ama bu sefer düşünmeyi seçiyorum. Bu haziran sıcağında kendimi hayal dünyama atıyorum. Belki yola çıkınca tekrar, kestiririm biraz. Belki bir rüya görürüm.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
dımık dımık

demlenirlen kahve içsem ben bi kahve kâh ve kâh ile dımık dımık demlenir kahve hayat da böyle değil midir dımık dımık

 
 
 
döngü

bir gün geldiğinde başaramazsan rüzgara karşı koşmayı dalgalarda yüzmeyi ya da unutmayı sal kendini rüzgar balığı o gün geldiğinde takip edeceksin dünyayı ve yine başa dönecek aşk kırk dört liraya ald

 
 
 
gezegen

portakal dadaistiğin temel taşıdır aşk pancar söğütlüçeşme minibüs çikolatalı kruvasan ıslık füüüp füppürüpüp bıyığında ne var gazete vay açık kafa ulan alerji hapı

 
 
 

Yorumlar


© 2023, UMUT ŞEN 

bottom of page